CHP'de "mutlak butlan" krizi: İmamoğlu-Özel için yeni parti iddiası
CHP içerisinde "Hukuki geçersizlik" (Mutlak Butlan) tartışmaları alevlenirken, parti içi dengeler sarsılıyor. Sabah Gazetesi yazarı bugünkü köşesinde Mahmut Övür, Kılıçdaroğlu cephesinin şaibeli kurultay iddiaları üzerinden "temizlik" harekatına hazırlandığını, İmamoğlu ve Özel ikilisinin ise olası bir kopuş senaryosuna karşı "Ekim Partisi" seçeneğini masada tuttuğunu iddia etti.
Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, "İmamoğlu'na destekte ciddi bir düşüş var. Bekir Ağırdır'ın sahibi olduğu Veri Enstitüsü'nün son araştırması bu düşüşü çok açık biçimde ortaya koydu. İmamoğlu'na yönelik soruşturmanın siyasi olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 46'dan yüzde 27'ye düşmüş. Düşüş yüzde 19." ifadelerine yer verdi.

İşte Mahmut Övür'ün 'Mutlak butlan'a koşanlar mı 'yolsuzluk'ta yarışanlar mı? başlıklı yazısı:

Yeni nesil siyasetçilerin yüz yıllık partiyi getirdikleri hâle bakın. Bir yanda yolsuzluk iddiaları, diğer yanda "mutlak butlan" beklentileri...
Herhalde korku bacayı sardı ki, CHP destekçisi militan gazeteciler bağırmaya başladı. Kimi "CHP'nin oyu hızla düşmeye başlar" diye feryat ediyor, kimi "İktidar hukukuyla partiye geri dönmeyi nasıl içinize sindireceksiniz?" diye soruyor.

Ama kimse şu soruyu sormuyor:
"Hizmet yapmamayı, bu kadar yolsuzluğu, 'jet'giller rezaletini, milyon dolarlık villaları, takasa konulan sevgilileri biz nasıl içimize sindiriyoruz?"
Sahi hangisi daha sindirilebilir; mutlak butlan mı, hırsızlık iddiasıyla itham edilmek mi?
Tercih sizin, ister "geleceğin cumhurbaşkanı adına" tehditle balya balya para toplayanları ya da pavyon köşelerinde dolarlar dağıtıp kurultay kazananları seçin, isterseniz "Yargı yoluyla partimi kurtarmaya geliyorum" diyenleri...
Ama şu sorulardan kaçmak mümkün değil:
- Övündüğünüz 100 yıllık partiyi bu hâllere nasıl düşürdünüz?
- Bu nasıl yüzyıllık bir okul ki, cumhuriyetin ikinci yüzyılında kendi geleneğinden siyasetçi çıkaramadı, "sağcı" cenahtan gelen iki siyasetçiye muhtaç kaldı?

Soruları uzatmak, CHP'lilerin övündükleri "ahlaki üstünlük"lerini kaybetmesinden söz etmek mümkün ama şu gerçek ortada: Ne milyon dolarlık yolsuzluk iddiaları tesadüf ne de mutlak butlan kararı gökten zembille indi. CHP ektiğini biçti, biçiyor.
Medyası da bu rezil tabloyu sorgulamak yerine, "CHP oy kaybedecek" diye ve sanki tek sorun "mutlak butlan"mış gibi yeri göğü inletiyor, rakipleri suçluyor.
Oysa gerçek bu değil; CHP'deki esas oy kaybı, hizmet üretmemekten, belediyelerdeki "yolsuzluk" bataklığından ve başkanların "arsız" tavırlardan kaynaklanıyor. Seçmen yerel seçimlerde CHP'ye bir şans verdi ama yeni nesil siyasetçiler bu şansı hizmet için değil zenginlikleri için kullandı.
CHP seçmeni de bütün bunları görüyor.
İBB eksenli "İmamoğlu Suç Örgütü" davası ve diğerleri sürdükçe, dosyalar açıldıkça da CHP seçmeni gerçeği daha net gördüğü için meydanlardan, duruşma salonlarından uzaklaşıyor.
Birkaç gün önce yazdım; oy düşüşünde ve özellikle İmamoğlu'na destekte ciddi bir düşüş var. Bekir Ağırdır'ın sahibi olduğu Veri Enstitüsü'nün son araştırması bu düşüşü çok açık biçimde ortaya koydu. İmamoğlu'na yönelik soruşturmanın siyasi olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 46'dan yüzde 27'ye düşmüş. Düşüş yüzde 19.

Uzun yıllar "vesayet" bagajıyla bir türlü iktidar olamayan CHP, bu kez yeni nesil siyasetçilerin bulaştığı "yolsuzluk" bagajıyla ağır bir itham altında. Her ihtimalde iktidara yürümesi zor. Ara seçim çıkışı da iktidar kapısını açmaya yetmedi, yetmez de.
Belki de bu yüzden her iki taraf "mutlak butlan" kararına hazırlanıyor.
Kemal Kılıçdaroğlu ve çevresi "yolsuzluk ve rezillik" iddialarından CHP'yi "arındırmak" için alesta beklerken, İmamoğlu-Özel ekibi de Ekim Partisi'ne yeni bir seçenek olarak bakıyor. "CHP'yi bırakmayız" sözlerine bakmayın, onlar da bu sürecin "mutlak butlan" veya başka bir kararla biteceğinin farkında. Özellikle İmamoğlu'na yakın isimler, daha fazla yıpranmadan yeni parti ve yeni gündemle siyasette var olabilecekleri hesabı yapıyor.
Yapmalılar da. Belki o zaman yeni nesil siyasetçi olup olmadıkları ya da CHP'nin mi onları taşıdığı yoksa onların mı CHP'yi yukarı taşıdığı daha net görülecek.
Ama şunu da hatırlatalım: CHP'siz ve "yolsuzluk lekeli" siyaset yapmak hiç kolay olmayacak.





YORUMLAR