Özgür Özel'den Yeni Parti Sinyali: 'İşgal Bitmezse Bu Milleti Seçeneksiz Bırakmayacağız'
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında Ankara'da yapılacak olan NATO Zirvesi için alınan önlemleri ve tutuklamaları eleştirdi. Özel, "Ankara'da utanç verici şeyler oluyor" derken tutuklamalar içinse "Kimse sakın normalleştirmesin" şeklinde konuştu. Yeni parti sinyalini de veren Özel, "İşgal bitmezse bu milleti seçeneksiz bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, CHP Grup Toplantısı'nda konuştu.
'YENİ SİYASETİ İLMEK İLMEK ÖRÜYORUZ'
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"Partimize yönelik saldırının ardından Ankara'da oturmadık. Cadde cadde, sokak sokak mücadelemizi büyütüyoruz. Yeni siyaseti, temiz siyaseti, cesur siyaseti, teslim olmayan, başkasının planına göre değil milletin hesabına göre yapılan siyaseti ilmek ilmek örüyoruz. Makamlar, binalar yok ama bazen bir kamyon kasası arkasında, bazen bir bankın üzerindeyiz ama milletin gönlündeyiz.
'DEMİRTAŞ'IN SELAMLARINI ALDIK, BAŞIMIZIN ÜSTÜNE KOYDUK'
Diyarbakır'da biz karşılayan kıymetli bir isim üzerimde bir selam var dedi. avukatlarını çağırmış, genel başkanı karşılayacağını duydum CHP Genel Başkanı Özel'e selamlarımızı ilet dedi. Sayın Demirtaş'ın selamlarını aldık, başımızın gözümüzün üstüne koyduk.
'ALLAH AŞKINA SÖYLE, MİLLET BİLSİN DEDİLER'
Rojin Kabaiş'in ailesinin yanındaydık. Ailenin kaygılarının, şüphelerinin, sorularının yanıtlanmadığı bir süreç yaşanıyor. Iğdır'da bir minare inşaatında taş taşıyor, izin günlerinde Van'a koşup kızı için adalet arıyor. Rojin'in vücudunda iki erkek DNA'sı bulundu hala bize bir şey demeyip intihar etti kabul edin diyenler var. Biz bunları okuduk ama böyle söyleyeyim mi dedim. Allah aşkına söyle, millet bilsin dediler. Rojin Kabaiş'in ailesinin adalet arayışından herkesin haberdar olması ailenin inancına katkı sağlayacak.
'GÜLİSTAN'IN ANNESİ İKİ GÖZÜ İKİ ÇEŞME'
Gülistan Doku'nun annesi ilk gün nasılsa öyle. İki gözü iki çeşmeydi yine iki gözü iki çeşme. Anne ve kardeşlerin bir feryadı var. Biz bir an önce mezarımız olsun istiyoruz, emniyet aşamasında da 24 ağır şüpheli var ama süreç orada durdu diyorlar.
NATO ZİRVESİ ÖNLEMLERİNE VE TUTUKLAMALARA TEPKİ
Ankara'da utanç verici şeyler oluyor. NATO Zirvesi olacak, yabancı liderler gelecek diye kendi insanına çile tasarlayan, Meclis'i, bakanlıkları kamu kurumlarını, sokakları kapatan bir acayip OHAL var. Bir de NATO Zirvesi sırasında eylem olabilir şüphesiyle yapılan operasyonlar ve 178 kişinin tutuklanması var. NATO Zirvesi'nden önce pikniğe giden TEMA gönüllülerini tutukluyorlar. Gazetecileri, akademisyenleri, sivil toplum temsilcilerini tutukluyorlar; 'NATO Zirvesi'nde eylem yapacaklar' diye. 30 yıl öncesinde, 40 yıl öncesinde kalmış örgütlerin isimlerini söyleyip bu örgütlere üyelikle suçluyorlar. Ve diyorlar ki; 'bunlar gelir, burada eylem yapar.
'KİMSE SAKIN NORMALLEŞTİRMESİN'
Bunu kimse cümlede kullanıp, tweet atıp tepki gösterip sonra da sakın normalleştirmesin. Bu mesele bırakın Türkiye'de yaşananlar açısından, demokrasi açısından yaşanan her şey bir yana bu ülkede 2014 yılı kasım ayında Meclis'e o dönemin AKP'si Adalet Bakanlığı'ndan İçişleri Bakanlığı'nın da görüşleri alınarak bakanlar kurulundan bir kanun tasarısı sevk ettiler. İki başlık vardı. İç güvenlik paketi içinde yer alır. Biri önleyici gözaltıydı, diğeri koruyucu gözaltıydı. Dünya kadar tartışıldı. Meclis'te komisyonda savunurken alman hukukunda var dediler. Açtık okuduk. bir kanun nasıl uygulanmalı diye uygulamacıya yön gösteren katalogları okuduk. Kişi elinde benzin bidonu ve çakmakla kendini yakmak üzereyken yapılan gözaltıya koruyucu gözaltı denir. Süresi şununla sınırlıdır, derhal gerekli, kurumlara gidip izah edilir. Aksi halde gözaltı sonlanır.
DENİZ GÖKTAŞ'A DESTEK VERDİ
Ülkemizde uzun zaman sonra siyasi mizah yapan genç bir kardeşimiz var. Üzerine konuşulmaya başlanınca açtım, tamamını izledim. İktidarı da eleştiriyor bizi de eleştiriyor. Ekrem Başkanı eleştiriyor, şaka yapıyor. Hepimiz de güldük. O sırada Erdoğan'ı da eleştiriyor. Terapistliğini isterim ama beni tutamazlar diyor. Bu kadar. Kuran'a hakaret bilmem ne! Dini değerlerle alay bilmem ne falan. İktidara yakın kalemler hedef tahtasına aldı gencecik çocuğu. şimdi efendi yurtdışına kaçtı mı gelecek mi... Şakadan anlamayan, ifade özgürlüğüne tahammül edemeyen bir anlayış var karşımızda.
'30 YILLIK YOLCULUĞUNU SONLANDIRACAĞIM'
Gençlere sesleniyorum; sanmayın ki böyledir. Sanmayın ki cumhurbaşkanı, bakan, genel başkanların böyle bir dokunulmazlığı var. Kimsenin böyle bir dokunulmazlığı yok. Bunlardan öncekiler bunun elli katına tahammül etti, tahammülü geç takdir ettiler. Bir ülkede mizah varsa o yöneticide öz güven vardır. Bugün yaşanan acziyettir. Güçlü lider falan değildir. Güçlü liderlerin karikatürden, şakadan dizi titremez. Söz veriyorum; diyor ya Erdoğan'la 30 yıllık yolculuğum var diye. Deniz kardeşime söz veriyorum Erdoğan'la olan 30 yıllık yolculuğunu sonlandıracağım.
'GIDA ENFLASONUNDA AVRUPA'DA 1'İNCİ SIRADAYIZ'
Ülkenin yüzde 80'i Afrika standartlarında, yüzde 20'si Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Enflasyonda, Avrupa'da birinci, dünyada beşinci sıradayız. Avrupa ortalaması yüzde 3.3, Türkiye ortalaması yüzde 33. Tam 10 katı. Gıda enflasyonunda dünyada ilk 5'teyiz, Avrupa'da ise 1'inci sıradayız. Gıda enflasyonumuz %35. dünya ortalaması %2. Ekonomide tarihin en kötü yönetimini yaşıyoruz. bitmeyen, sonu gelmeyen bir ekonomik krizin içerisindeyiz. bunun en yakıcı tarafı gıda enflasyonu... Milletin vergileri maaşlara değil; israf ve faize harcanıyor. Bu yılın ilk 5 ayında toplanan her 100 liralık verginin 24 lirasını faize ödediler. 10 yıl önce bu oran %11'di. 2018'den beri "Verin yetkiyi görün etkiyi" diyerek yönetiyor. Her kürsüye çıktığında tek haneli enflasyona nasıl ulaşacağız diyerek yönetiyor. Bunu bizimki değil dünyadaki 200 ülkenin lideri ortalama gıda enflasyonunu %2'ye indirmeyi başardı.
'MAAŞI YETMEYEN KREDİ KARTINA YÜKLENİYOR'
75-80 bin lira net maaş alan beyaz yakalılar mühendisler veya mavi yakalı kıdemliler aldığı 12 maaşın 3 tanesini vergiye veriyor. Maaşı yetmeyen çalışan kredi kartına yükleniyor. Nakit avans çeken ya da kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi %94 bileşik faiz ödüyor.
'ASGARİ ÜCRETLİ SOKAKTA MI KALACAK?'
Bugün gelinen noktada asgari ücret 24 bin liraya gerilemiş vaziyette, asgari ücretin 39 bin TL olması gerektiğini açıklamıştık. Asgari ücrette 5 ayda yaşanan erimeye karşı ara zammı aklına getirmeyen bir iktidar var. Seçimde oy isterken "asgari ücrete 4 defa düzenleme yapacağız" demişlerdi. Asgari ücretli perişan mı olacak? Sokakta mı kalacak? Devlet devletliğini yapacak.
‘ERDOĞAN'I GENEL BAŞKAN OLARAK BEN YENDİM'
Ben Erdoğan’la genel başkan olarak bir kez yarıştım. O Adalet ve Kalkınma Partisi’nin genel başkanıydı, ben de kurultayımızın takdiriyle partimizin genel başkanı olarak onunla karşı karşıya geldik. Yarıştığımız ilk ve tek seçimde Erdoğan’ı genel başkan olarak ben yendim, partisini Cumhuriyet Halk Partisi yendi. Bunu esas olarak ne üstüme aldım ne sadece partimizi mal ettim.
'İKTİDAR DEĞİŞİMİ ARTIK BİR TAKVİM MESELESİDİR'
"Oyları kendimize, partimize saymıyoruz, ortak gelecek umudumuza sayıyoruz” dedik. O günden beri kibir yapmadan, başarıyı Türkiye ittifakına, Türkiye’nin bütün demokratlarına mal ederek yol yürümeyi tercih ettik. İşte bu yüzden iktidar değişimi artık Türkiye’de bir takvim meselesidir.
Maruz kaldığımız saldırı bunu engellemeye yöneliktir. AK Parti’nin yargı kolları eliyle tasarlanmış özellikle planlanmış mutlak butlan meselesini, mutlak sultanın kariyerini sürdürme meselesi olarak görmek CHP’yi ve Türkiye’yi bu ara dönemden hızla çıkarmak herkesin boynunun borcudur.
'O YÜZDE 1 KARPUZUN SAPIDIR'
AK Parti’nin ve Erdoğan’ın bütün hesabı CHP’yi karpuz gibi ortadan bölmek. 70’e 30, 60’a 40 da olsa olur derken bekledikleri bölünmenin bu başındaki sapını bile alamadılar. Millet karpuz gibi ortadan değil, karpuzdan bir şey vermeyip, sapını onlara gösterdi, sapını. Yüzde 99’a yüzde 1’ler… O yüzde 1 karpuzun sapıdır, sapı.
'CHP'YE DIŞ MİHRAK TARİF EDECEK ADAMIN ALNINI KARIŞLARIM'
CHP içindeki dış mihraklardan bahsediyor. Önce şunu bilecek. CHP'ye dışarıdan müdahale eden bir mihrak varsa; O da Erdoğan'dan başkası değildir. Terörist dediniz, hırsız dediniz, FETÖ'cü dediniz tutmadı. Ben Erdoğan'a söylüyorum. Beni 10 yaşımdan beri devlet okuttu. 2 öğretmenin evladı bir bahçıvanın torunuyum. Ailesi Balkanlar'dan göçmen bir balkan Türküyüm. Üniversiteyi de burada okudum askerliğimi uzun dönem mavi vatandan yaptım. CHP'ye dış mihrak tarif edecek adamın da alnını karışlarım.
'BU MİLLETİ SEÇENEKSİZ BIRAKMAYACAĞIZ'
Partimizi geri almak için mücadele ediyoruz. İşgal bitmezse bu milleti seçeneksiz bırakmayacağız. Kimse endişe etmesin milletle kazanacağız. Köy köy, belde belde, şehir şehir kazanacağız. Kimse yoldan sapmasın. Yolumuz doğrudur, iktidar yoludur, pusulamız millettir. Eninde sonunda iktidarı değiştireceğiz, halkın iktidarını kuracağız. Milletin tek ümidi sizlersiniz, bizleriz. Bizim de tek hedefimiz, ümidimiz bu milleti bu zorluklardan kurtarmak, bu yürüyüşü tamamlamak ve eninde sonunda bu milletin partisini iktidara taşımaktır."





YORUMLAR