Beyzbol sopasıyla dövülerek öldürülmüştü: MHP'li yönetici ve kardeşi tutuklandı
İstanbul’da İlker Çakıroğlu’nun saatlerce darbedildikten sonra yaşamını yitirmesine ilişkin davada karar çıktı.
Mahkeme, Fuat Çakır’ın da aralarında bulunduğu 7 sanığa 20 yıl 10’ar ay, 2 sanığa ise 8 yıl 4’er ay hapis cezası verdi.
MHP Sarıyer eski İlçe Başkan Yardımcısı Servet Satır ile kardeşi Serkan Satır hakkında hükümle birlikte tutuklama kararı verildi.
Dosyada Çakıroğlu’nun beyzbol sopasıyla dövüldüğü ve saatler sonra hastane otoparkında araçta bırakıldığı belirtildi.
Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 30 Ocak 2024’te yaşamını yitiren 57 yaşındaki İlker Çakıroğlu dosyasında hükmünü açıkladı.
Mahkemenin 165 sayfalık gerekçeli kararında, Çakıroğlu’nun gece saatlerinde gittiği Karaköy’deki bir mekânda saatlerce darbedilmesinden cansız bedeninin bir hastanenin otoparkında bulunmasına kadar geçen süreç tüm ayrıntılarıyla anlatıldı.
Halk TV’den Dinçer Gökçe’nin haberine göre, davaya konu olayın geçmişi Fuat Çakır ile İlker Çakıroğlu arasında yaşanan anlaşmazlığa dayanıyor. Gerekçeli kararda, Fuat Çakır’ın, kardeşi Ayhan Çakır ile birlikte 2021’de Kalamış’ta 2 eski özel harekât polisini öldürdüğü, 30 Ocak 2024’teki olaydan önce ise uzaktan akrabası İlker Çakıroğlu’nu birkaç kez yanına çağırdığı belirtildi.
İddiaya göre Çakıroğlu, Çakır’ın adını kullanarak başka kişilerden haraç toplamakla suçlanıyordu. Çakıroğlu ise her seferinde bu suçlamayı reddederek, söz konusu kişilerin adını kendisinin değil avukatı Bülent Aybirdi’nin kullandığını söyledi.
GECE YARISI KARAKÖY’E ÇAĞRILDI
29 Ocak 2024 akşamı İlker Çakıroğlu bir kez daha telefonla arandı. Arayan Ayhan Çakır, ağabeyi Fuat Çakır’ın kendisiyle görüşmek istediğini söyledi.
Çakıroğlu, saat 21.00 sıralarında Beylikdüzü’ndeki evinden ayrılarak Anadolu Yakası’na geçti. İlk olarak akrabası Nazif Çakıroğlu ile görüştü, ardından Beyoğlu Karaköy’e gitti.
Fuat Çakır’ın çağrısı üzerine Karaköy’de bulunan Gamsız Meyhane’ye geçen Çakıroğlu’nun, burada Fuat Çakır ile bir araya geldiği kaydedildi. Dosyaya göre meyhane ile binanın üst katlarında bulunan otel de Fuat Çakır’a aitti.
“ADIMIZI KULLANARAK KİMLERDEN HARAÇ ALIYORSUN”
İlker Çakıroğlu, 30 Ocak gecesi saat 01.00 sıralarında Gamsız Meyhane’ye girdi. Çakıroğlu gelmeden önce Fuat Çakır’ın çok sayıda kişiyle birlikte mekânda bulunduğu belirtildi.
Çakıroğlu, içeri girdikten kısa süre sonra Fuat Çakır’ın bulunduğu üst kata çıktı. Dosyaya yansıyan bir ifadeye göre Fuat Çakır burada Çakıroğlu’na,
“Lan y..k, sen bizim adımızı kullanarak kimlerden haraç kesiyorsun. Kimlerden haraç topluyorsun. Niye benim adımı lekeliyorsun” diyerek beyzbol sopasıyla vurmaya başladı.
İfadelere göre İlker Çakıroğlu en az yarım saat boyunca darbedildi. Olay sırasında mekânda bulunan Hamza Ünal (38), Fuat Çakır’ın bir süre sonra yorulduğunu ve elindeki sopayı Serkan Satır’a (39) verdiğini anlattı. Ünal’ın beyanına göre Serkan Satır da Çakıroğlu’nu darbetmeye devam etti.

SOPAYLA DÖVÜLDÜ, BAŞINDA BARDAK KIRILDI
Dosyada, Fuat Çakır ve Serkan Satır dışında Adnan Uçarkanat (57), Servet Satır (44), Mehmet Taşkın (48), Melih Vural (27), Menderes Çakıroğlu (38) ve Mustafa Aksayan’ın (31) da darp olayına dahil olduğu belirtildi.
Olay yerinde bulunan İlhan Yıldız’ın (41) ise darp başlamadan kısa süre önce mekândan ayrıldığı kaydedildi.
Çakıroğlu’nun kalbinde sorun bulunduğunu söylemesine rağmen darbedilmeye devam edildiği aktarıldı. Bir aşamada Fuat Çakır’ın su içtiği bardağı Çakıroğlu’nun başına vurduğu, Çakıroğlu’nun başının, Çakır’ın da elinin kanadığı belirtildi. Çakıroğlu aldığı darbelerin ardından yere yığıldı.
Gerekçeli karara yansıyan bilgilere göre, mekândaki müşterilerin yaşananları duymaması amacıyla müziğin sesi yükseltildi. Menderes Çakıroğlu’nun talimatıyla kapılar kapatılırken, olay yerindeki kişilerin cep telefonları da toplandı.
İlker Çakıroğlu’nun üzerindeki kartların alındığı, hesaplarını kontrol etmek amacıyla 2 kişinin ATM’ye gönderildiği de dosyada yer aldı.
MEYHANEYE YÜRÜYEREK GİRDİ, İKİ KİŞİNİN KOLLARINDA ÇIKTI
Çakıroğlu’na yönelik darp, gün ağarmaya yakın saatlere kadar sürdü. Saat 01.00 sıralarında mekâna kendi başına yürüyerek giren Çakıroğlu, saat 05.30 civarında iki kişinin kolları arasında dışarı çıkarıldı.
Çakıroğlu Mercedes Vito marka bir araca bindirilirken, Menderes Çakıroğlu’nun Fuat Çakır’a, “Bunu Vito’da da dövelim mi” diye sorduğu da dosyaya girdi.
Ağır şekilde darbedilen Çakıroğlu, yakındaki bir hastaneye götürülmedi. Bunun yerine Kadıköy Kızıltoprak’ta bulunan ve Çakır ailesi tarafından kumarhane olarak da işletildiği belirtilen bir kıraathaneye götürüldü.
Bu sırada Çakıroğlu’nun ellerinin bezle bağlandığı kaydedildi. Bir saatten uzun süre kıraathanede tutulan Çakıroğlu’nun burada da darbedilip darbedilmediği ise belirlenemedi.
Çakıroğlu’nun üzerindeki tişörtün değiştirildiği, ardından Fuat Çakır, Servet Satır ve beraberindekilerin 4 ayrı araçla peş peşe mekândan ayrıldığı belirtildi.
HASTANE OTOPARKINA BIRAKILDI, 12 SAAT SONRA BULUNDU
Kıraathanede bulunan Ayhan Çakır’ın 4 kişiye İlker Çakıroğlu’nu evine götürmeleri yönünde talimat verdiği kaydedildi.
Çakıroğlu’nun eniştesine ait Audi marka otomobilin direksiyonuna Melih Vural geçti. Mehmet Taşkın ön koltuğa otururken, kendinde olmadığı belirtilen İlker Çakıroğlu arka koltuğa yerleştirildi.
Aracı takip eden ikinci otomobilde ise Habip Bayramoğlu (63) ile Emrah Karaahmet (41) bulunuyordu.
İki araç Topkapı’ya ulaştığında durdu. Mehmet Taşkın’ın Çakıroğlu’nun nabzını kontrol ettiği ve nabzının atmadığını fark ettiği belirtildi. Bunun üzerine Taşkın arkadaki araca geçti.
Gruptakiler, Melih Vural’a Çakıroğlu’nu en yakın hastaneye götürmesini söyledi. Vural, saat 08.06 sıralarında Koç Üniversitesi Hastanesi’nin otoparkına girdi.
Ancak Çakıroğlu hastane personeline teslim edilmedi. Vural’ın otomobili otoparka bırakıp kaçtığı kaydedildi.
İlker Çakıroğlu’nun cansız bedeni aynı gün saat 20.43 sıralarında araç içerisinde bulundu. Yapılan incelemelerde Çakıroğlu’nun iç kanama sonucu yaşamını yitirdiği belirlendi.

CİNAYETTEN SONRA SEVİNDİKLİ KÖYÜNDE TOPLANDILAR
Çakıroğlu’nun bulunduğu aracın hastane otoparkına bırakılmasının ardından olaya karıştığı belirtilen kişilerin Pendik’teki bir benzin istasyonunda buluştuğu kaydedildi.
Şüpheliler daha sonra Kocaeli’nin Körfez ilçesine doğru hareket etti ve Sevindikli Köyü’ndeki bir villaya gitti.
Ayhan Çakır, Menderes Çakır, Habip Bayramoğlu, Hamza Ünlü, Emrah Karaahmet ve Mustafa Aksayan’ın bu eve geldiği; daha sonra Fuat Çakır, Adnan Uçarkanat, H. Çakır ve Servet Satır’ın bir yakınının da villaya geçtiği belirtildi.
Böylece kısa süre içinde 10 kişinin aynı evde toplandığı kaydedildi. Polis operasyonları sonucunda şüphelilerin önemli bir bölümü cinayetten 2-3 ay sonra yakalandı. Firari durumda bulunan Fuat Çakır ise 8 Aralık 2024’te tutuklandı.
FUAT ÇAKIR: SATIR KARDEŞLERE OTELİ SATACAKTIM
Yargılama sürecinde sanıkların tamamına yakını haklarındaki suçlamaları reddetti.
Fuat Çakır, İlker Çakıroğlu’nu darbetmediğini savundu. Çakır ayrıca olay gecesi Servet Satır ve kardeşiyle otelin satışı için görüştüğünü söyledi.
Sanıklardan Hamza Ünlü ise olay gecesine ilişkin en ayrıntılı ifadeyi veren isimlerden biri oldu. Yargılama sonunda Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi hükmünü açıkladı.
7 SANIĞA 20 YIL 10’AR AY HAPİS
Mahkeme; Fuat Çakır, İlhan Yıldız, Mehmet Taşkın, Melih Vural, Menderes Çakıroğlu, Servet Satır ve Serkan Satır hakkında 20 yıl 10’ar ay hapis cezasına hükmetti.
Habip Bayramoğlu ile Emrah Karaahmet’e ise 8 yıl 4’er ay hapis cezası verildi.
Mahkeme ayrıca hükümle birlikte Masa Hafriyat’ın sahiplerinden MHP eski Sarıyer İlçe Başkan Yardımcısı Servet Satır ile kardeşi Serkan Satır’ın tutuklanmasına karar verdi.
Yakalanamayan Ayhan Çakır, Adnan Uçarkanat ve Mustafa Aksayan’ın dosyaları ise ayrıldı. Mahkemenin kararı istinafa taşındı.
KALAMIŞ’TA 2 ESKİ POLİSİN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ DAVADA DA YARGILANMIŞLARDI
Fuat Çakır ile kardeşi Ayhan Çakır’ın isimleri daha önce de ölümlü bir olayla gündeme gelmişti.
Çakır kardeşler, 2021’de Kalamış’taki bir restoranda çıkan çatışmada Susurluk davası hükümlüsü eski özel harekât polisi Ziya Bandırmalıoğlu ile Şahin Aslan’ın ölümüne ilişkin yargılandı.
Çakır kardeşlere bu dosyada “nefsi müdafaa” gerekçesiyle 2 yıl 8’er ay hapis cezası verildiği, yaklaşık 1,5 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildikleri belirtildi.




YORUMLAR