Gülistan Doku davasında eski Tunceli Valisi Sonel'in ifadesi ortaya çıktı: Sim kartı polise verdim

Gülistan Doku davasında tutuklanması istenen eski Vali Tuncay Sonel'in ifadesi ortaya çıktı. SIM kartı gizlice koruma polisine gönderdiğini kabul eden Sonel; para transferleri, silinen kayıtlar ve oğluyla ilgili şok iddiaları "alçakça bir iftira" diyerek reddetti.

Reklam
Reklam

Soruşturmanın en kilit noktalarından biri olan kayıp Gülistan Doku’ya ait sim kartın akıbeti hakkında konuşan Sonel, kartın resmi kanallar dışında işleme tabi tutulduğunu doğruladı.

Sonel, Gülistan Doku’ya ait SIM kartı neden resmi kanallar yerine koruma polisine verdiğine dair soruya şu cevabı verdi:

 

“Benim kırsal alanda bizzat talimatım ile arama yapılan bir iki bölge vardır. Daha doğrusu birkaç yerle ilgili elimize bilgi gelince bakılmasını söylediğim alanlar oldu. Tam hatırlamıyorum ama bir ikiyi geçmez. Valilikte olduğum bir günde tam dışarı çıkarken ağlamaklı bir ses duydum. Baktığımda Aygül DOKU olduğunu gördüm. Merdivenin başında “sayın valim bir sim kart var” dedi. Ben de koruma ve özel kaleme gereğini yapalım dedim. Sonra çıktım işlerime devam ettim. Koruma polisi arkadaşımıza bu kartı daha önce Ankara emniyetinde komiser bildiğimiz Gökhan komisere bir baktıralım diye gönderttim. Zira arama kurtarma yoğun bir şekilde devam ettiği için konum bilgisini baktırmak ve aynı zamanda son görüşme nerede olmuş onları öğrenmek için göndermiştim. Koruma polisi bu kartı göndermiş. Gökhan, yaptığı inceleme sonrasında viyadüğün alt bölgesinde bir konum tespit etmiş. Bu bana iletildi. Kızın ablası, savcıya gidemiyorum, ulaşamıyorum, almıyorlar dediği için ben aldım. Bu olay kayıp olayından iki ya da üç hafta sonra olmuştu. Biz de insanız, kayıp kızımızı bir an önce bulmak için Vali olarak böyle bir yol izledim. Dolayısıyla buradan çıkan bilgilerden dolayı arama bölgesi olarak işaret ettiğim alan vardı. Hatırlamıyorum. Hangi gün gönderildiğini de bilmiyorum. Ben sim kartın doğrudan yakın koruma Şükrü Eroğlu tarafından alınması ve gereğinin yapılması talimatını verdim.”

"ACA BİLİŞİM ŞİRKETİNE HERHANGİ BİR ÜCRET GÖNDERMEDİM"

Savcılığın, Aca Bilişim ve sosyal medya yönetimi hakkındaki sorularını Sonel şöyle yanıtladı:

“Aca Bilişim şirketine herhangi bir ücret göndermedim. Bununla ilgili bilgim yoktur. Ne valilik ne de kayyumluk yaptığım belediyede böyle bir ödeme söz konusu olmamıştır. Mehmet Aca’nın sahibi olduğu şirketin valiliğin sosyal medya hesaplarının yönetiminde herhangi bir yetkisi yoktu. Benzer şekilde belediyenin de böyle bir işi yoktu. Ancak Gökhan’a zaman zaman yukarıda bahsettiğim gibi kayyum olduğumuz için sosyal medya üzerinden gelen tehditlerle alakalı birkaç fikir danıştığımız olmuştur. Aynı zamanda Gökhan, sosyal medya üzerinden takipçi yüklemesi gibi herhangi bir şey yapmadım. Bu yönde bir talebim olmadı. Valiliğin sosyal medya hesabı valilik bünyesinde yapılıyordu. Yani Basın Müdürlüğü bünyesinde işlemleri gerçekleştiriyorduk. Bunun için herhangi bir yere ücret ödemedik.”

"İHTİYACI OLMUŞTUR, HARÇLIK NİYETİNE GÖNDERDİM"

Savcının, Şükrü Eroğlu tarafından gönderilen 7 Şubat 2020 tarihinde 5.000 TL, 17 Mart 2020 tarihinde 5.000 TL ve 5 Kasım 2021 tarihinde 20.000 TL’ye ilişkin sorusuna Sonel şu karşılığı verdi:“Bu para gönderimleri normal gönderimlerdir. Harçlık niyetine zaman zaman gönderiyorduk. Gökhan’ın da talep ettiği oluyordu. Kendi şahsi hesabımdan gönderiyordum. Gökhan’ın teknik olarak bir şeye ihtiyacı varsa istediğinde gönderiyordum. Çünkü ihtiyacı olmuştur, istemiştir vermişimdir, ben genelde bu şekilde yardımda bulunuyordum. Bu nedenle göndermişimdir.”

"K NOKTALARININ DEĞİŞTİRİLMESİ KONUSUNDA TALİMATIM YOK"

K noktalarındaki kamera değişimleri ve çalışmayan kameralara dair tutanaklarla ilgili iddialara Sonel şu savunmayı yaptı: “K noktalarının değiştirilmesi gibi bir konu gündeme gelmedi. Haberim yoktur. Bu konuyu İl Emniyet Müdürü bilir. Muhatabı odur. Bu konuyla ilgili hiçbir bilgim yoktur. Ben böyle bir talimat vermedim. Kamera kayıtlarının silinmesi konusunda hiçbir talimatım yoktur. Üniversite bünyesinde teknik bir konu varsa üniversiteye sorulması gerekmektedir.”

"OĞLUM HAKKINDAKİ İDDİALAR ALÇAKÇA BİR İFTİRADIR"

Gizli tanığın, Gülistan Doku’nun Sonel’in oğlu tarafından öldürülüp gömüldüğü yönündeki beyanları sorulan Sonel şu ifadeleri kullandı: “Bu tamamen yalan bir ifadedir. Çok çirkin bir iftira, alçakça bir iftiradır. Bana söylemiş olduğunuz Koçpınar Köyü tarafında Jandarma tarafından yapılan yer altı incelemesinde gömülmüş vaziyette cesedin olabileceği ancak bir iki yıl öncesinde taşınmış olabileceği yönündeki tespite katılmıyorum. Bu kesinlikle iftiradır.”

"BEN BENZER OLAYLARDA HEP GİTMEM"

Olay yerindeki ceset teşhisiyle ilgili olarak ise Sonel şunları söyledi: “Ben benzer olaylarda hep gitmem. Benim işim değil, bu adli bir olaydır. Biz emniyet müdürü, jandarma bölge komutanı, Jandarma il komutanı birlikte Jandarma Bölgede otururken gölette bir kadın cesedi bulunduğu yönünde bir haber gelince biz hemen Skorsky tipi helikopter ile merak içinde cesedin bulunduğu yere gittik. Cesedi görünce oradaki arkadaşlarla ortak kanaatimiz bunun başka bir kişiye ait ceset olduğu yönündeydi. Bu tespite kadının boyu, kıyafetleri, fiziki özellikleri, basında görülen görsellerle uyumlu olmadığı noktasından hareketle ulaştım.”

5 AYRI SUÇTAN TUTUKLAMA TALEBİ

Erzurum’da adliyeye sevk edilen Tuncay Sonel hakkında savcılık; "Suç delillerini yok etme", "Sistemi engelleme ve verileri yok etme", "Özel hayatın gizliliğini ihlal", "Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme" ve "Resmi belgeyi bozmak" suçlarından tutuklama talep etti. Soruşturma kapsamında elde edilen ifadeler, kayıp dosyasındaki "usul hataları" tartışmasını yeni bir boyuta taşıdı.